Divan Edebiyatı 14. Yüzyıl Şairleri ve Yazarları - Anadolu - Güncel Forum - Guncelforum.net
Güncel Forum - Guncelforum.net  
CANLI SOHBET İÇİN TIKLA GüncelForum Online Sohbet Odaları Açıldı Hemen Giriş Yap EN GÜZEL TATİL YERLERİ Yerli Ünlüler

Geri git   Güncel Forum - Guncelforum.net > Bilgi Bankası, Ödevler, Tezler > Lise Bilgileri > Türk Dili ve Edebiyatı

Türk Dili ve Edebiyatı Türk Dili ve Edebiyatı dersi, sınav soruları ve cevaplarıi ödev ve tezler

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 26.03.09, 21:21   #1 (permalink)
Sєcυяiту A∂мiηiѕтяαтσя
 
Zebani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Diğer Bilgiler
Üyelik Tarihi: 15.12.07
Nereden: Cehennem
Takım: Fenerbahçe
Mesajlar: 8.665
Rep Bilgileri
Rep Gücü: 151
Rep Puanı: 5002
Rep Derecesi: Zebani has a reputation beyond reputeZebani has a reputation beyond reputeZebani has a reputation beyond reputeZebani has a reputation beyond reputeZebani has a reputation beyond reputeZebani has a reputation beyond reputeZebani has a reputation beyond reputeZebani has a reputation beyond reputeZebani has a reputation beyond reputeZebani has a reputation beyond reputeZebani has a reputation beyond repute
Teşekkür Bilgileri
Teşekkürleri: 388
625 Mesajına 811 Defa Teşekkür Edildi.

Standart Divan Edebiyatı 14. Yüzyıl Şairleri ve Yazarları - Anadolu

Ahmedî
Hayatı:
1334 yılında doğan Ahmedî, XIV. Yüzyılda yetişen Osmanlı şairlerinin en büyüğü ve en ünlüsüdür. Ünü XV. ve XVI. Yüzyıllarda da devam etmiştir.

Ahmedî’nin asıl adı “Tâcüddin İbrahim bin Hızır”dır. İlk öğrenimini Anadolu’da görmüş, sonra büyük âlimlerden ders görmek üzere zamanın geleneğine uyarak Mısır’a gitmiş, kuvvetli bir öğrenim görerek İslâm ilimlerini tamamen öğrenmiştir. Yaradılışından gelen kabiliyetine uyarak edebiyatla uğraşmaya başlamıştır.

Anadolu’ya döndükten sonra Germiyan beylerinin hizmetine girerek Kütahya’ya yerleşmiştir. Önce Süleyman Şah’a sonra Bursa’ya giderek Osmanlı sultanlarından Emir Süleyman’a intisabetmiştir.

Zarif, hoşsohbet bir şairdir. Ömrünü Bursa’da geçirmiştir. Divan kâtipliği görevini yaparken 1413’te Amasya’da ölmüştür.

Edebî Kişiliği:
Ahmedî, çok yazmış bir şairdir. İran şairlerinden özellikle Nizamî, Kemal Hocendî, Selman-ı Savecî’nin etkileri altında kalmıştır. “Başka şairleri taklit etmediğini, yazdıklarının kendine ait olduğunu, Gülşehrî gibi kendini beğenmiş bir adam olmadığını” söyler. Elvan Çelebi ve Şeyhoğlu Mustafa’ya karşı şiddetli eleştirilerde bulunup, kendini Enverî, Nizamî, Selman-ı Savecî gibi İran şairleri ile kıyaslamaya kalkışır.

Edebî zevki yüksektir. Edebî kişiliğinin oluşmasında Gülşehrî’nin, Hoca Mesud’un ve Şeyhoğlu’nun etkileri açıkça görülür. Bazı sofiyâne şiirlerinde Yunus Emre ve Âşık Paşa’nın etkileri vardır.

İran ve Türk edebiyatını çok iyi bilen ve bunlardan yararlanan Ahmedî, XIV. Yüzyılın en büyük şairidir. Devrine göre çeşitli türlerinde ve nazım şekillerinde en büyük başarıyı göstermiştir. Dili ve anlatımı düzgün, tasvirleri canlı ve renklidir; şiirlerinde sık sık nazım kusurlarına rastlanır.

XIV. yüzyıl şairleri Türkçenin nazım dili olarak kabalığından yakındıkları hâlde, Ahmedî’de böyle bir düşüncenin görülmemesi dikkate değerdir.

Şiirlerinde ölçülü bir sanatçı titizliği vardır. Ünü gayet yaygındır. XV. yüzyıldan sonra Şeyhî’den itibaren Ahmedî gittikçe unutulmuştur. XV. yüzyıldan İskender-nâme’sinden başka eseri hatırlanmaz olmuştur.

Eserleri:
Dîvan, İskender-nâme, Esrâr-nâme, Cemşîd ü Hurşîd, Tervîhü’l-Ervâh.

Şiirleri:
Salalı ‘anberîn zülfün gül üzre tâze reyhânı (gazel)
Elüme bir kadeh sunarsa Dilşâd (gazel)
Didüm yâra ki dudağunı emsem (gazel)
Egerçi Yûsuf-ı Mısrî kamu güzelden a’lâdur (gazel)
Saçun durur kamu cânlar belâsı (gazel)



Gülşehrî
Hayatı:
Doğum ve ölüm tarihi bilinmiyor. Türk diline bilinçli olarak önem vermiş bir şairdir. Türkçeyi Farsçadan üstün, Arapçaya eşit tutmuştur. En önemli eseri “Mantıku’t-tayr”dır. Sanat amacı güdülerek, tasavvufî yolsa kaleme alınmış olan bu eser, İran şairi şeyh Feridüddin-i Attar’ın aynı adlı eserinden tercümedir. Yalnız, tercüme sırasında çeşitli kaynaklara başvurulmuş, Mevlâna’nın “Mesnevî”sinden hikâyeler alınmış, ayrıca çağıyla ilgili bir çok ahlâkî sohbet ve şikâyetle genişletilmiş ve adeta yepyeni bir eser oluşturulmuştur.

Gülşehrî’nin dili temiz, nazmı kusursuz üslûbu çekici ve akıcıdır.

Şiirleri:
Bahâr oldı vü bûstânlarda bülbül (gazel)



Kadı Burhaneddin
Hayatı:
Asıl adı Burhaneddin Ahmed olan şair, 1344 yılında Kayseri’de doğmuştur. Kadı, vezir, atabey ve hükümdar olmuş bir Türk şairi ve âlimidir.

Burhanneddin beş yaşındayken babasından derse başlayarak on dört yaşına kadar Türkçe, Arapça ve Farsçadan başka mantık ve hikmet gibi ilimleri de öğrenmiştir. On dört yaşında babasıyla Mısır’a gitmiş orada fıkıh, usûl, feraiz, hadis, tefsir ve tıp ilimlerini öğrenerek dört mezhebe vâkıf olmuştur. Ayrıca tabiiyat, riyaziyat ve ilâhiyatın usûl ve ilmini görmüştür. On dokuz yaşında hac görevini tamamlamış, yirmi bir yaşında babasının yerine Kayseri’de kadı olmuştur.

1381 yılında sultan olarak Sivas’ta tahta çıkmış, kendi adına hutbe okutmuş, sikke bastırmıştır. On sekiz yıl süren saltanatı fasılasız savaşlar içinde feci bir biçimde sona ermiştir. 1398 yılında Sivas’ta öldürülmüştür.

Edebî Kişiliği:
Kadı Burhaneddin çok zekî, pek tedbirci ve basiretli, dikkate değer derecede iş bilen seçkin bir kadı, seçkin bir vezir, âlim, şair ve cesur bir hükümdardır.

Üstün zekâsıyla devrin bütün bilgilerini elde etmiş, kılıç ve kalemi aynı beceri ile kullanmıştır. Harple uğraştığı zamanlarda bile ilimle uğraşmaktan uzak kalmamıştır. Arapça ve farsçayı şiir söyleyecek kadar iyi öğrenmiştir.

Eserlerinde Azeri Türkçesinin bütün özellikleri bulunmasına rağmen dil ve tekniği kusurludur. Kendine özgü içten ve canlı bir üslûbu vardır.

Siyasî ve ilmî şöhreti, şairliğini gölgelemiş olan Kadı Burhanneddin Azeri ve Osmanlı edebiyatlarının gelişiminde etkili olmamıştır.

Eserleri:
Dîvân, İksîrü’s-sa’adât fî Esrârü’l-ibâdât

Şiirleri:
Hevâ ki şol senemün zülfini müşevveş ider (gazel)
Dilberün işi ‘itâb u nâz olur (tuyuğ)
Gönülüme ben dedim ki kandesin (gazel)
Hakk ne yazmış ise ezelde bolur (tuyuğ)
Ölmüş tenüme ‘aşkı anun rûh değül mi (gazel)



Âşık Paşa
Hayatı:
XIV. yüzyılın ilk yarısında Anadolu’da yetişen Türk şair ve mutasavvıflarının en büyüklerindendir. Asıl adı Ali olan ve 1272’de Anadolu’da dünyaya gelen Âşık Paşa’nın hayatı hakkında pek az şey bilinmektedir

Rivayete göre XIII. Yüzyılda Anadolu’ya Horasan’dan gelen bir derviş ailesine mensuptur. Ailesi XIII. Yüzyılda Anadolu’nun Moğol istilâsından önceki siyasî ve sosyal buhranlarına karışmış Babaîler isyanı ve Karaman Beyliği’nin kuruluşu ve ilk gelişimde rol almış şeyh ailesidir babasının Muhlis Paşa olduğu rivayet edilir.

Âşık Paşa, Orta Anadolu’nun nüfuzlu ve zengin bir sûfî ailesine mensuptur. Kırşehir’e yerleşmiştir. Kırşehir, devrinin en önemli iktisadî ve medenî merkezlerinden biridir.

Ehl-i sünnet kurallarına uygun bir tasavvuf mesleğine mensup olan Âşık Paşa, gayretleriyle etrafına birçok mürid toplamıştır. Devlet işlerinde de bulunmuştur.

Edebî kişiliği:
Gençliğinde mükemmel bir öğrenim görmüş, Şeyh Süleyman-ı Kırşehrî’den zâhirî ve bâtınî ilimleri öğrenmiştir. Yalnız Arap ve Fars dillerinde değil, genellikle İslâmî ilimlerde ve özellikle tasavvufta büyük bir kudret kazanmıştır. Hacı Bektaş, Ahi Evran, Şeyh Süleyman, Mevlâna, Sultan Veled gibi büyük mutasavvıfların mürid ve eserleriyle yakından ilgilenmiştir.

İran tasavvuf edebiyatını ve özellikle Senâî, Attar, Mevlâna ve Sultan Veled’i çok iyi bilir.

Şiirlerinde Mevlâna ve Sultan Veled gibi tam bir “vahdet-i vücûd”cu olmakla beraber ehl-i sünnet kurallarına uygun bir tasavvuf anlayışını yaymıştır. Bu işi Türkçe yazdığı Garib-nâme adlı eseriyle yapmıştır.

Kadı Burhaneddin zamanında devlet dili Farsça idi. Aydın sınıf Türkçeyi hor görüyordu. Bu nedenle Âşık Paşa, o sırada Türk halk kitlesine ve Türk diline karşı gösterilen ilgisizlikten şikâyet ederek, Türkçe yazıldığından kitabının değersiz sayılmamasını önermiştir.

Türkçeyi Arapça ve Farsça gibi bir ilim ve edebiyat dili değil, sadece basit bir konuşma dili saymak hususunda daha sonraki devirlerde de rastladığımız bu anlayışa karşı millî bir dil ve edebiyat yaratmak isteyen Anadolu şairleri arasında Âşık Paşa’ya önemli bir yer vermek gerekir. Fakat bu konuda onun üzerinde etkili olan en büyük etken halka hitâbetmek ve dervişliğin yolunu onlara göstermek yolundaki çalışma ve dinî düşünceleridir.

Âşık Paşa’nın Yunus Emre etkisi altında yazdığı gazel ve ilahileri şiirlikten lirizmden, sanattan yoksun kuru öğütlerdir. Yunus’un, Kaygusuz Abdal’ın şiirleri yanında çabuk unutulmuştur.

Kazanmış olduğu büyük manevî etkiden dolayı Garib-nâme’si çok geniş bir sahaya yayılmış ve okunmuş, etki yapmıştır.

Türk dili ve edebiyatının genel gelişiminde Âşık Paşa’nın unutulmaz bir yeri olduğu da gerçektir.

Eserleri:
Garib-nâme, Risâle fî Beyânü’l-esmâ, Manzum Tasavvuf Risâlesi, Şiirleri.

Şiirleri:
Kudret nefesi yiryüzüne urdı yine sûr (gazel)



Şeyhoğlu Mustafa
Hayatı:
14. yüzyılda, Germiyan Beyliği sahasında yetişmiştir. 1340-1410 tarihleri arasında Germiyan beyi Süleyman Şah'ın hizmetinde nişancılık ve deftardarlık hizmetlerinde bulunmuştur. Daha sonra Yıldırım Bayezid'e intisabetmiş ve Hurşîd-name’yi ona sunmuştur.

Eserleri:
Hurşîd-nâme Marzuban-nâme, Kabus-nâme, Kenzü'l-Küberâ, Mehekkü'l-Ulemâ.

Şiirleri:
Senün ‘aşkun benüm gönlümde muhkem (gazel)
Hicrün ile eyle çıkdı yüregümde başlar (gazel)
Kamerdür alnun ey dilber velî la’lün şeker dirler (gazel)
Şehümün ‘aşkıdır cândan mukaddem (gazel)
Egerçi yirüm uçmakdur bezenmiş kasr-ı nûrânî (gazel)



Zebani isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla
Etiketler: , , , , ,


Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Divan Edebiyatı 14. Yüzyıl Şairleri ve Yazarları - Azeri Zebani Türk Dili ve Edebiyatı 0 26.03.09 21:15
Divan Edebiyatı 13. Yüzyıl Şairleri ve Yazarları Zebani Türk Dili ve Edebiyatı 0 26.03.09 21:10
Osmanlı Türkçesi Edebiyatı - 17. Yüzyıl SuppoRt Türk Dili ve Edebiyatı 0 07.08.08 13:20
Osmanlı Türkçesi Edebiyatı - 14. Yüzyıl SuppoRt Türk Dili ve Edebiyatı 0 07.08.08 13:13
Divan Edebiyatı Zebani Türk Dili ve Edebiyatı 0 06.01.08 19:44


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:41 .


Powered by: vBulletin Version 3.7.0 (Türkçe)
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0 RC2
Şikayetleriniz ve Site Admini ile İletişim İçin Email Adresimiz: Tıkla
Guncelforum.net

Son Konular | Sitemap | Sitemap-2 | skype indir | Survivor kim elendi | gabile | mirc indir | cinsel sohbet | cinselsohbet


7, 427, 6, 5, 106, 463, 464, 9, 10, 11, 12, 15, 16, 202, 18, 19, 20, 21, 22, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 397, 34, 35, 36, 341, 38, 466, 40, 41, 42, 43, 44, 462, 45, 46, 47, 48, 198, 50, 51, 54, 123, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 112, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 511, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 108, 110, 113, 115, 117, 118, 119, 120, 122, 121, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 467, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 468, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 249, 248, 459, 247, 191, 512, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 199, 200, 201, 203, 204, 212, 213, 218, 346, 250, 458, 253, 254, 255, 257, 258, 259, 260, 261, 262, 263, 264, 265, 266, 267, 268, 269, 270, 271, 272, 273, 274, 275, 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283, 284, 285, 286, 287, 288, 289, 290, 291, 292, 293, 294, 297, 298, 299, 300, 301, 302, 303, 307, 308, 321, 317, 322, 338, 318, 323, 324, 325, 326, 327, 328, 330, 331, 336, 332, 333, 334, 337, 335, 340, 342, 343, 344, 363, 348, 347, 349, 350, 351, 352, 353, 354, 355, 356, 357, 358, 359, 360, 382, 380, 461, 384, 386, 394, 388, 389, 393, 409, 398, 399, 400, 401, 410, 411, 460, 413, 414, 417, 416, 418, 419, 420, 421, 423, 425, 428, 435, 433, 447, 448, 450, 465, 457, 481, 469, 470, 471, 472, 473, 474, 475, 476, 477, 478, 487, 480, 482, 483, 484, 485, 486, 489, 488, 490, 503, 504, 505, 506, 507, 510, 513, 508, 509,